Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 23, 2013

Galatasaray’a Adanan Bir Hayat: Özhan Canaydın

Nils FILMER, Bodrum

Ozhan Canaydin’i, dogumgununde (23 Ocak) anmak sebebiyle bu satirlari yazmaya basladigim anda, kotu haber Istanbul’dan geldi.. Karanlik geceyi aydinlatan, ama Ozhan Bey’i guzel dusuncelerle yad etmeyi dusundugum aydinlik duygularla dolu icimi karartan bir haberdi bu.. Galatasaray Universitesi Binasi yaniyordu.. O da, Istanbul’daki bircok ahsap bina ile ayni kaderi paylasti.. Tarihi bina, icinde Istanbul’un degisimini barindiran ruhuyla birlikte ucup gitti birkac saat icinde.. Turk Sporu’nda amator ruhu yasatmak icin ve onun Galatasaray’a katkilarini onurlandirmak icin adina verilen, Ozhan Canaydin  Spor Odulleri icinde Galatasaray Universitesi’nin de en basarili amator sporcusuna veriliyordu bu odul..

Bu sanssiz tesadufu bir kenara birakip, Ozhan Canaydin’a donelim istiyorum..

Turk spor medyasinda ve spor kamuoyunda olimpik ruh ve amator spor bilinci pek yayginlasmamis oldugundan dolayi, baskanllik gorevi yaptigi sure boyunca cogu zaman Ozhan Canaydin basarisiz bir baskan olarak lanse edilmisti.. Halbuki Turkiye’nin 1 numarali sporu olan futbolun en rekabetci ve basarili 3 kulubunden birinin (alfabetik siralayla Besiktas, Fenerbahce ve Galatasaray) baskaniydi o.. Galatasaray Liseli’ydi Canaydin, ama futbol kokenli degildi.. 1957’de henuz 14 yasindayken 155 sicil numarasiyla, Galatasaray’in en genc kulup uyesi olmustu..  Daha sonra yillarini verecegi ve her zaman cok sevdigi basketbol ekolunden geliyordu.. 1962 yilinda Avrupa Genc Milli Takimlar Sampiyonu olan Turk Milli takimi’nin bir parcasiydi ayni zamanda..

 
Ama bircok taraftarin, ve spor camiasinin cogu zaman anlayamadigi, onun kalbinde tasidigi amator spor ruhu belki de futboldan degil de iste bu basketboldan gelmesinden dolayiydi.. Beyefendi durusu ve cagimizda artik nadiren rastladigimiz centilmen kisiligiyle spor camiasindaki varligi Turk sporunun sansiydi.. Ezeli rakip Fenerbahce’nin, Galatasaray’I 6-0 yendigi o tarihi macta rakibin gollerini alkislamasi onun, kendi kulubu icinde en anlasilamadigi hareketi olmustu.. Halbuki bu ornek hareketiyle esas alkislanmayi hakeden kendisiydi.. Cunku normal olan bir tebrik jestini gormeyeli o kadar uzun bir zaman olmustu ki, bunu zihinlere kazimak ancak 6-0 gibi bir hezimetle olabilirdi, bir kez daha tesekkurler Canaydin’a.. Zaten daha sonra da yilin Fair Play odulune layik gorulecekti bu hareketiyle..

O yillarini verdi Galatasaray’a.. Modern bir stad yapmak icin gecesini gunduzune katarak mesai harcadi Ozhan Baskan.. Canaydin, ayni zamanda Bursali basarili bir sanayiciydi.. Galatasaray sevgisi o kadar yuceydi ki, Bursa’daki tekstil fabrikasinin, sirketlerinin yonetimini degerli yoneticilere devrederek tum mesaisini Galatasaray’a ayirmaya karar verdi.. Ama is dunyasi ve Galatasaray ile beraber 3. bir cephe daha acilmisti Canaydin’in hayatinda.. O artik pankreas kanseriyle de savasacakti..

Ticari islerini artik bir kenara koyan Ozhan Canaydin icin kum saati akmaya baslamisti; kumlar saatin ustteki stad projesi haznesinden, hizla alttaki kanser haznesine dogru suzuluyordu.. Insaat, finansal yetersizlikler, projedeki aksakliklar maalesef onu en cok dinlenmeye ihtiyac duydugu zamanlarda bir hayli yipratti.. Ama Galatasaray sevgisi bir kez daha agir basti ve o savasini surdurdu, ama bitirmeyi  cok arzuladigi Arena stadinin  acilmasini goremeden hastaligina yenik dusmesi de dunyanin adil olmayan zamanlamalarindan biriydi iste.. Oglu Murat Canaydin, ‘ Babam Arena stadinda bir mac izlemek icin canini verirdi. Aslinda bir bakima da öyle oldu’ diyerek herseyi ozetliyor aslinda.. Yine gecigimiz gunlerde kaybettigimiz degerli gazeteci Mehmet Ali Birand ile sinif arkadasiydilar Galatasaray Lisesi’nde ve Birand soyle demisti Canaydin’in kaybi icin: ‘Baskanligi doneminde cok fazla uzuldu, ve bu onun hastaligini tetikledi’..

Aci ama gercek.. Bu hayatta yapmak istedigimiz guzellikler onune cikartilan engeller, bos yere kirdigimiz kalpler, iyi insanlarin omurlerinden yillar goturuyor belki de.. Biz bunlari bazen hic dusunmuyor olsak da..

(Özhan Canaydın; Galatasaray'a adanmış bir hayat)


Oglu Murat Canaydin ile bitirelim yine.. Kendisine sorulan, hasta olacagini bilseydi Ozhan Canaydin ne yapardi sorusuna verdigi cevapla; ‘Babama bunu sorduk.. Tereddut etmeden, evet yine de gorevimde kalirdim.. Galatasaray’a baskan olmak bu dunyada herseye deger demisti’..

Saygiyla aniyorum seni Ozhan Baskan.. Ve de yazimi senin de her zaman bitirdigin sekilde bitirmek istiyorum;

‘Sevgi ve Dostlukla’

Nils Filmer

Salı, Ocak 15, 2013

Tiyatrodan Spora, Muzikten Sinemaya Bir Omur: Lale Oraloglu




Lale Oraloglu (8 Eylul 1924, 15 Ocak 2007)


6. olum yildonumunde unlu oyuncu ve milli sporcu Lale Oraloglu ile ilgili kucuk bir derleme.. Oraloglu’yu kaybettigimizin ertesi gunu Bianet’te cikan yazisinda Ugur Yuksel soyle anlatiyordu degerli sanatciyi; ‘Tutkusu o küçük bedenden taşan bir kadındı. Kahkahası, her an karşısındakine bulaşacak deliliği ve çılgın bakışları onu herkesten başka kıldı’. (Deli Kahkahasi, 16 Ocak 2007 – Ugur Yuksel- )


Tiyatroda, sinemada yakaladigi basariyi daha oncesinde sporda da yakalamasi, belki herkes tarafindan bilinmez.. Koyu bir Galatasarayliydi, ve bu forma altinda 1951-1957 yillari arasinda Turkiye Kurek Sampiyonluklari kazanan takim kaptani Oraloglu, yuzmede de 400 metrede Turkiye sampiyonlugu kazanmis; spor tutkusu ona bir de gulle atmada Turkiye ikinciligi getirmisti..


Lale Oraloglu’nun dolu dolu hayati gercekten hayran birakacak nitelikte.. 7 yasinda calinan piyano, konservatuarda piyano ve san bolumlerinde calisma, tiyatro ve sinemaya gecis, yonetmenlik ve senaryo calismalari, ve iste o rekorlar, sampiyonluklar ile parlak bir spor hayati.. Daha anlatilacak bircok basarisi oldu sanatcinin.. 

Edebiyat Fakultesi’nde Ingiliz Filolojisi mezunuydu.. Oraloglu ayni zamanda gazeteciydi de.. Uluslararasi festivalleri, gidip yerinde takip eder ve gazetede okurlariyla paylasirdi.. Hepsinin otesinde bir anneydi Lale Oraloglu, kendisi gibi sanatci kizi Alev Oraloglu’nun adini verdigi bir de film sirketi, Alev Film’i kurmustu.. Kizim adinda bir polisiye kitabi da Hurriyet Yayinlari tarafindan yayinlanmisti..


Gelin, Oraloglu’nun hayatindan detaylara su guzel yazida bir daha goz atalim hep beraber http://eski.bianet.org/2007/01/16/90284.htm

Turkiye'nin degerlerinden, kolay kolay dunyaya gelmeyen cok yonlu bir sanatciyi hatirlatmak, ve kendim de yeniden hatirlamak istedim.. Yaziyi bitirirken asagidaki linkten Lale Oraloglu’nun 1961’de Turk Filmleri Yarismasi’nda En Iyi Kadin Oyuncu Odulu kazandigi Kirik Canaklar filmini bulabileceginizi hatirlatirim.. Iyi seyirler :o)



Nils Filmer