Europe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Europe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Aralık 11, 2012

Kadınlarda Çekişme, Erkeklerde İsveç Farkı

11 Aralık Notları

KARLSTAD, İSVEÇ

Nils Filmer

     Round Robin maçları devam ederken artık güç dengeleri de yavaş yavaş belirlenmeye başladı.. Group A seviyesinde erkeklerde İsveç oynadığı 6 maçın tamamını kazandı.. Kadınlarda ise şu andaki geçiçi sıralamada üç ülke birinciliği paylaşıyor; İsveç, Norveç ve Rusya.. Her birinin tek mağlubiyeti var..

Group B kategorisinde ise erkeklerde sivrilen takımlar şu ana kadar İngiltere, İtalya ve Finlandiya olurken; kadınlarda Norveç 7'de 7 yaptı, Estonya ve Avusturya da onları takip ediyorlar..

Danimarka, İskoçya'ya karşı sayı ararken.

İlk 4'e girerek play-off bileti almaya çalışan takımlarımız arasında Kadınlar'ın şansı Erkek takımımıza göre bir parça daha fazla görünüyor.. Şu anda Kadın Milli Takımımız 5. sırada yer alıyor.. Hammer ile başladıkları tek maçı kazanırlarken, kalan 6 maçta rakip hammer ile başlamış ve dağılım 3 galibiyet 3 de yenilgi..

Son 2 sıranın yeniden Kategori C'ye düşeceği mücadelelerde Erkek takımımız ilk 2'ye girmek zorunda ama bu şansını mucizelere bıraktı.. Erkek takımımızla ilgili enteresan bir istatistik; hammer bile başladığı 3 maçı da kaybeden milliler, rakibin hammer ile başladığı 2 maçı ise kazandı..

Az önce tamamlanan karşılaşmada Erkekler Estonya ile yaptığı maçı 9-1 kaybettiler.. Saat 21:00'da ise Kızlar İngiltere ile oynayacak..

Pazartesi, Aralık 10, 2012

Resmi Sarkiyi Taniyalim, ''Beauty Comes From Within''

10 Aralik Notlar (* English notes at the end of the article)

KARLSTAD, ISVEC

Nils Filmer

    Erkeklerde Isvec 3. gun sonunda 5-0 ile namaglup unvanini surdurdu.. Bugun karsilastiklari Almanya macindan 9-2 gibi rahat bir galibiyetle ayrilan ev sahibi takim, bu zaferini gunun 2. seansinda Iskocya'yi da 7th end sonunda ayni skorla gecerek taclandirdi.. Isvec'in bu zaferini, Avrupa Sampiyonasi'nin resmi sarkisi olan ''Beauty Comes From Within'' ile kutlamaya ne dersiniz?


 Sarkiyi seslendiren grubun adi Broken Door.. Isvecli pop-rock tarzinda eserler veren grubun iki uyesi Pier Schmid ve Tobias Ostlund.. Ilk cikislarini Angel sarkisiyla yapan Broken Door, Isvec Singles Listesinde 8 numaraya kadar yukselmis..

Gruba ulasmak ve muzikleri hakkinda daha detayli bilgi almak isteyenler icin verecegim linklere bir goz atin derim..


Isvec demisken, bayan takimlarindan da bahsetmemek olmaz.. Round Robin'de 4-1 ile giden ev sahipleri, tek maglubiyetlerini acilis macinda Danimarka'ya karsi 8-4 kaybetseler de, daha sonra toparlandilar ve ustuste 4 mac kazandilar.. Bu basarili seride en goze carpan zafer, dun ovguyle soz ettigimiz Rusya karsisinda aldiklari 12-2'lik ezici galibiyet.. Broken Door'un sarkisini bir daha mi dinlemeli yoksa?

Isvicre takimi hesaplama yaparken.


Diger yanda, Milli takimlarimiz hem erkekler hem de kadinlarda ikiser maca ciktilar bugun.. Erkekler once Finlandiya'ya kilpayi 7-6 kaybederken ikinci macta Galler karsisinda costular 11-3.. Kadin takimimiz ise, Ispanya karsisinda 9-1 ile simdiye kadarki en zayif performansi gosterirken, gunun ikinci macinda, az once tamamlanan mucadelede Norvec'e 9-3 kaybettiler..

Spor ve Muzik dolu gunler dilegiyle..

*
- The Official Song of the European Championship is ''Beauty Comes From Within''
- The Swedish Pop-Rock Duo, Broken Door is singing the official song
- Group members are Pier Schmid and Tobias Ostlund made a debut with the song Angel
- Sweden men team is still unbeaten with a 5-0 in Round Robin
- Swedish women team is among favourites with 4-1 in Round Robin
- In women Group A, Sweden scores 12-2 win over strong Russia on Monday
- Turkish teams got 1 win and 3 losses on Monday, while only Men team was able to beat Wales 11-3
- Wishing you days full with sports and music

Cumartesi, Aralık 08, 2012

Turkiye'den 3 Galibiyet Birden

Ilk gunden notlar (8 Aralik)

KARLSTAD, ISVEC
Nils Filmer

Sampiyona'ya Kadin Milli Takimimiz 2'de2, Erkek Milli Takimimiz ise 1'de 1 ile basladi..

Avrupa Sampiyonasi'nin ilk gununde ringler hem kadinlar hem de erkeklerde cok cekismeli ve heyecanli maclara sahne oldu.. Gunun onemli mucadelesinde kadinlarda unvanini korumak isteyen son Avrupa Sampiyonu Iskocya, Dunya Sampiyonu Isvicre'ye 5-3 ile teslim olarak ilk macinda huzun yasadi.. Ote yandan Kategori B'de mucadele eden Milli Takimlarimiz ise hem erkekler hem de kadinlarda cok iyi bir baslangic yapti.. Erkekler fiksturun tek macinda Slovakya'yi 8-3 yendi.. Kadinlar ise 2 mac yapti, Letonya'yi 6-5 ile gecen takimimiz, Slovakya karsisinda ise 8-2 galip geldi..

Milli Takimimiz 2011 yilinda Polonya karsisinda bir macta.


Kadin Milli Takim kaptanimiz 1991 dogumlu Elif Kizilkaya'nin bu 3. Avrupa Sampiyonasi.. 2010'da Isvicre'de Group B'de yarisarak 20. olan Milli Takim o zaman sadece 1 galibiyet elde etmisti. 2011'de Danimarka'da C Kategori'ye dustugumuz sampiyonada ise 2 galibiyete yukselmistik.. Ekim 2012'de Erzurum'da yapilan C kategorisi musabakalirinda 2. olarak yeniden Group B'ye yukselen Turkiye, Avrupa Sampiyonasi'nin henuz ilk gununde 2 galibiyet birden alarak hizli yukselisini surdurdu!

Gelismeler bu blogda yayinlanmaya devam edecek..

Turnuva oncesi, Avrupa Sampiyonasi'ni tanitan makale icin bir onceki yazima bakmaniz yeterli..
http://kuzeyli48.blogspot.com/2012/12/karlstadta-buz-satranci.html

Cumartesi, Ocak 29, 2011

İslami Uyanış; Yeni Bir Reform mu Geliyor?

Uluslararası haber ajanslarını izlerken, gerçek anlamda bir dünya turuna çıkıyoruz. Ama öyle bir tur ki, sanki bütün halklar aynı anda anlaşmış gibi, dünyayı saran protesto dalgasının durak durak hangi limanda hangi hasarı yarattığını izliyoruz.. Küçüklü büyüklü gruplar derken, insanlar sanki hep beraber ayaklandı.. Yıllarca bir köşeye tıkıştırılan, görmezden gelinen sorunlar, artık tavan aralarından, sandıklardan dışarı çıkarıldı.. Sebebi ne olursa olsun, bu  global protestoların temelinde, insanların hayat standartlarının kötüye gittiği endişesi, yani ekonomik kaygılar yatıyor..

Ülkemiz şimdilik bu dalgayı hafif sıyrıklarla atlatmış görünüyor (tabii, henüz hiçbir şey başlamamış da olabilir?) .. Toplumumuzda zaten altyapısı yeterince oturmamış protesto kültürünün yanında, son yıllarda protesto hakkını kullanmış kişilerin başına gelen olaylar, insanları korkutup sindirdi.. Bu yüzden de iç gündemimizde ancak yumurtalı, ıslıklı protestolardan öteye gidilemiyor.. Büyük kitleleri ilgilendiren toplantı veya yürüyüşlere bile, katılım yüzlerle sınırlı kalıyor çoğu zaman.. Yumurta ve ıslık, diğer ülkelerdeki gibi taşları yerinden oynatacak birer "silah" değiller ama en azından yumurta ve ıslığın öldürücü etkisinin olmaması da bir teselli diğer yanda..

Haber bültenlerine dönecek olursak, yaklaşık 10 dakika süren bu dünya turlarında izlediğimiz, aslında ne kadar farklı da görünsek, başka coğrafyaları da mesken tutsak, sonuçta hepimizin insan olduğu ve hep aynı sorunlarla boğuştuğumuz gerçeği.. Hepimizin başka isimler altında benzer şikayetlerinin olduğu..

Son zamanlarda ise bu tip kitlesel eylemlerin özellikle Müslüman ülkelerde yoğunlaşması dikkat çekiyor. Avrupa'da bile, sıklıkla gördüğümüz olay, Müslüman göçmenler yaşadıkları ülkelerde genellikle sokaklara inerek memnuniyetsizliklerini duyurmaya çalışıyorlar.. Bu insanlar, bir yanda demir yumrukla yönetilen ana vatanlarında muhalif olma hakkına bile sahip değiller.. Diğer yanda ise, daha özgür bir yaşam için gittikleri batılı ülkelerde, azınlık muamelesine uğrayarak yıllar geçse de yeni yaşamlarına bir türlü adapte olamıyorlar.

Bunun yanısıra, İslam dünyasının kronikleşmiş sorunları da yaşanan zorluklara tuz biber ekiyor.. Yoksulluk, yetersiz eğitim koşulları, ve yüksek doğum oranı gibi sorunlar ile Müslüman ülkeler, artan "niteliksiz bir nüfusu" sürekli batı ülkelerine göç olarak yolluyorlar.. Bu yüzden de Avrupa'da İslamofobi dalgası gittikçe yayılıyor. Bu kısır döngü içinde, artan Müslüman nüfusla birlikte, Avrupa'lıların birbirine sorduğu soru şu; "Acaba Avrupa, Avrabiya'ya mı dönüşüyor?"

Arka planda, Mısır müzesinden dumanlar yükseliyor.. Müzedeki mumyaların hasar gördüğü belirtildi..

ABD ve Avrupa ülkelerinin, Tunus, Mısır ve önümüzdeki günlerde diğer Müslüman ülkelere de bir domino etkisi gibi yayılması oldukça muhtemel bu protesto dalgasından beklediği çok şey var aslında.. Babadan oğula geçen koltuklar yerine, halkın oyuyla yönetime gelecek ve halkın sorunlarına eğilecek daha demokratik Müslüman ülkeler.. Tunus'ta Zeynel Abidin Bin Ali, Mısır'da Hüsnü Mübarek gibi figürler artık popülerliğini yitiriyor. Çünkü halk, yoksul yaşam içinde boğuşurken liderlerinin lüks içinde yaşamasını kabullenemiyor.. Benzer bir ayaklanmanın bir sonraki durağının, Libya'da Kaddafi yönetimine karşı olmayacağını kim söyleyebilir? Ancak son protestolardan sonra değişen bir gerçek var.. Artık bu demir liderler eskisi kadar rahat değiller koltuklarında.. Bunu, Kaddafi'nin Tunus'taki gösterileri derhal kınamasından da rahatça anlayabiliriz..

ABD'li bir düşünce kuruluşu olan Pew Research Center'ın yaptığı bir araştırmaya göre 2010 yılında dünyada 1,6 milyar olan Müslüman nüfusu, 2030 yılında 2,2 milyara ulaşacak.. Böylece şimdilerde yüzde 6'da seyreden Avrupa'daki Müslüman nüfus, 20 yıl içinde yüzde 8'e çıkmış olacak.. ABD've Kanada'da ise yüzde 2 olan Müslüman nüfusu 20 yıl içinde 3 katına çıkarak yüzde 6-6,5 seviyelerine ulaşacak..

Kahire'de göstericiler tankların üzerinde..

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan, Mısır'daki olaylara ilişkin yapılan bir değerlendirmede Mübarek yönetiminden, sokağa yansıyan protestoları küçümsememesi ve milyonların sesine kulak verecek yeni bir yönetime zemin hazırlanması gerektiği vurgulanırken, Tunus'u da içine alan bu protesto dalgasına istinaden, "İslami Uyanış" adı kullanıldı..

Birbirinden binlerce kilometre uzaktaki insanları ortak bir paydada buluşturan bu uyanış, acaba Ortaçağ'da Cermen filozof Martin Luther'in Kilise'ye karşı başlattığı ve Avrupa tarihinin akışını tamamen değiştirerek yeni bir mezhep kurulmasına kadar giden Reform hareketinin bir benzeri olabilir mi? Bilindiği gibi, Reform hareketi de halk yoksulluk içinde yaşarken, dönemin yozlaşmış Kilise yönetiminin gittikçe zenginleşmesi ve Papa'nın haksız bir refah ve lüks içinde yaşaması üzerine, Luther yönetiminde ilk "Protest"an isyanı olarak ortaya çıkmıştı.. -Endüljans olarak da isimlendirilen affedilme sertifikalarının, rahipler tarafından kiliseye gelir kazandırmak amacıyla satılması, isyanı başlatan bardağı taşıran son damla olmuştu - ..


Tunus'ta üniversiteli Muhammed Buazizi adlı bir işportacının, tezgahına el konulması yüzünden kendini yakmasıyla ateşlenen fitil önce Tunus'ta Yasemin Devrimi'nin yaşanmasına yol açtı, ardından da birkaç göstericinin kendini yakma girişimiyle ilerleyen günlerde Mısır'a sıçradı.. Protestolar gittikçe Arap/İslam dünyasına da yayılacak gibi görünüyor.. Yakından takip etmemiz gereken bir süreç olan Kuzey Afrika'daki bu gelişmeler, ülkeyi yönetenler ile yönetilenler arasında bir uçurum olan Türkiye için de alarm zillerinin çalmasına sebep oluyor..

Reform hareketi sonucunda, Avrupa oldukça kanlı geçen Otuz Yıl Savaşları'nı yaşamıştı (1618-1648) .. Kısa bir süreliğine de olsa, 1620-1621 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu, Protestan tarafta Polonyalılar'a karşı savaştan galip ayrılarak bu istikrarsız dönemde rol amıştı. Şimdi ise gene bizim coğrafyamızı yakından ilgilendiren bir sürece giriyoruz. Bu önemli dönemeçte, tam 2 yıl önce bugün (29.01.2009) Davos'ta yaptığımız gibi "One Minute" diyerek değil, umarım en az "iki dakika" düşünüp daha sağlam çerçeveli bir dış politika oluştururuz...

Nils Filmer